iPhone ne zaman tehlikeli olabilir?

Peter Molnar mobil cihazların hızı ve yaygınlıklarının internette “nefret söylemi”nin bağlamını değiştirdiğini yazıyor.

Yakın zamana kadar internetteki ırkçı ve nefreti kışkırtıcı içerikler anlık şiddet tehlikesi oluşturabilir gibi görünmüyordu. İnternet erişimi sağlayan mobil cihazların hızlı gelişimi bunu değiştirdi. Artık önyargılı insanların düşmanca görülen gruplara karşı nefreti kışkırtan ya da tehlike arz eden düşmanlara ‘nefsi müdafaa’ için saldırılabileceğini söyleyen, onlara ideolojik rehberlik sağlayıp pratik talimatlar verebilecek internet siteleri var.

2008 yılında Budapeşte’de yapılan LGBT yürüyüşü için şöyle yazmıştım:

“İnternet üzerinden araçsal olarak yapılan şiddet kışkırtması, uzak bir yerden ya da zamansal olarak erken yapılmış (ki mobil cihazların yaygınlaşmasıyla artık böyle olmayacak) olsa da, yürüyüşte yapılan ‘nefret söylemi’yle birleştiğinde, sadece açık ve anlık bir şiddet tehlikesi içeren – ya da direk veya etkin şekilde tehlikenin yaratılmasına katkıda bulunan – söylemlerin engellenmesi standardının en zorlu testini bile geçecektir. İnternette yapılan şiddet kışkırtıcılığı, taktiksel ya da araçsal olsa da, yine de gösteride canlı yapılan nefret söyleminden daha izole kalabilir.”

Dört sene sonra sayısı hızla çoğalan bir insan grubu mobil cihazlarla internete erişebiliyor. Şiddet kışkırtıcılığı artık “biraz uzak veya erken” değil. Futbol stadyumu ya da bar gibi tahrik edici ortamların tam içinde olabiliyor.

2008’de Budapeşte’deki LGBTQ yürüyüşünde yapılan kışkırtıcılık üzerine şunu savunmuştum:

“Yapılan bu şiddet kışkırtıcılığının araçsal özelliğini dikkate alırsak, doğrudan araçsal şekilde modern iletişim araçları kullanılarak yaratılan şiddetin en korkunç örneklerinden birinin Ruanda’daki soykırımda radyonun kullanımı olduğunu hatırlamamız gerekir. Nefreti yaymak dışında Radio-Télévision Libre des Milles Collines sürekli, hedefe oturtulmuş ve pratik bilgilerle suçluların kurbanlarına erişmelerini sağladı.”

Mobil cihazların gelişimi “nefret söyleminin” bağlamını değiştirdi. İnternet üzerinden, seçilmiş gruplara – özellikle Macaristan’daki Romanlar gibi ayrımcılığa uğrayan azınlıklara – yönelik kışkırtmalar radyo örneğinde olduğu gibi insanlara erişebiliyor. Hem de bilgisayarın statik konumunun yarattığı sınırlandırmalar olmadan.

Bundan sonra yazacaklarım internet ve radyo üzerinden geniş bir ifade özgürlüğü kısıtlamasını savunan argümanlar değil. Bunlar açık, güçlü ve katılımcı bir kamusal söylemi olanaklı kılan teknolojiler. Daha önce söylediğim gibi “internet devrinde içerik bazlı ifade kısıtlamaları gölgenin üzerine atlamak gibi geliyor. Yasal kısıtlama anlık tehlike içeren durumlarda uygulanmalıdır… en geniş anlamıyla sanat ve eğitim ‘nefret söylemi’ni önlemek için en etkili yöntemlerdir; cehalet, yanlış anlama ve asılsız inançlar gibi önyargıların köklerine indikleri için kuvvetli bir şekilde kamusal söylemi dönüştürebilirler.”

İnternetin “nefret söylemi”ni yaymayı kolaylaştırdığı yargısını kullanarak (nefret söylemine karşı içerik dahil her tür içeriği yaymayı kolaylaştırdığı gibi) “nefret söylemi”ne karşı içerik bazlı yasakları sürekli tekrarlamak yerine alternatif bir yaklaşım sunmak istiyorum.

Dinamik şekilde değişen teknoloji bağlamında internet üzerinden yayılan ırkçı ve benzeri kışkırtıcı söylemlerin nasıl anlık tehlike yaratabileceğine odaklanalım. Mobil iletişim cihazlarının internetteki nefret kışkırtmalarını gerçek hayatta şiddetin gerçekten uygulanabileceği yerlerle bağlantılandırdığı durumlara bakalım. Bu tip ortamlarda, internet üzerinden nefret kışkırtıcılığı direk bir sebep-sonuç ilişkisi çerçevesinde açık ve anlık bir tehlike yaratabilir. Mobil cihazlar, içeriği ahlaken kınanması gerekse de anayasal koruma altında olan ifadelerle, anlık tehlike yaratma potansiyeli sebebiyle yasaklanması gereken kışkırtıcılık arasında bir ayrım yapmamızı gerektiriyor.

Peter Molnar ‘Nefret Söyleminin İçeriği ve Bağlamı: Düzenleme ve Tepkilerin Tekrar Düşünülmesi’ (The Content and Context of Hate Speech: Rethinking Regulation and Responses) adlı kitabın ortak editörü ve bölüm yazarıdır.

Devamı İçin:


Comments (0)

Buradaki otomatik çevirileri Google Translate (Google Çeviri) yapmaktadır. Bu çeviriler size katılımcının söyledikleri hakkında genel bir fikir verecektir. Fakat bu çevirilerin doğruluğuna güvenilemez. Lütfen çevirileri bu notu aklınızda tutarak okuyunuz.

  1. Your comment is awaiting moderation.

    Response to ‘When an iPhone can be dangerous’ by Peter Molnar

    We are two students who are currently looking into the language of Taboo and Hate Speech. When we stumbled across your article, When an iPhone can be dangerous we could not resist but to write a response.

    The arguments in the text primarily focuses on the negative aspects of technology, while the positive factors are neglected. What about the use of the iPhone that is actually beneficial to us? To call the emergency number (112/911) when in trouble, instead of having to scream your lungs off; to donate money through simply one text message, supporting various charity organizations and being able to make the world a better and healthier place?

    Technology is the effect, not the cause.

    People even argue that gadgets such as the iPhone is making us more organized.
    A calendar at our fingertips makes it easy to slip in appointments, reschedule or cancel and is able to notify you when you have an event scheduled. This makes it impossible for a lazy someone to ‘forget’ to do the dishes, vacuum or put dirty clothes in the damper. The iPhone simply answerers our request for bigger, faster and stronger.

    Your statement about the communication in the Rwandan Genocide, is in fact not merely the radio that was the primary issue of the destructive event but rather the past history that was the main cause of it. The technology indeed supported the genocide in the way that communicating propaganda and messages became simpler but the radio was only a small factor. The colonization of the Belgians and the following death of the Rwandan president Juvenal Habyarimana, agitated its citizens and created a barrier between them. To be branded by one’s looks as an ‘either or’ object (Tutsi or Hutu) intensified the anger as time went on, especially since one side, the Tutsi, was seen as the ‘better’ by the Belgians.

    Technology can evoke hatred, but it has also brought out an entire revolution, the Arab Spring. Social media, such as Twitter and Facebook, is the cause for this imminent and rapid change of events. Due to its simplicity and availability it is easy to bring thoughts and ideas to millions who might otherwise not be connected. Wael Ghonim chief and symbol of the revolution in Egypt states “This revolution started online. … We would post a video on Facebook that would be shared by 60,000 people on their walls within a few hours. I’ve always said that if you want to liberate a society just give them the Internet.”

    You also state “In such environments, incitement to hatred on the internet can create imminent danger with a direct causal connection between online incitement and clear and present danger”. What is imminent danger, and how would one measure it in this context? The sentence seems rather vague and hyperbolic. Also throughout the article, you move quickly from one strong example to another, but barely provide any counter examples for support; it leaves the reader confused and with examples that are simply floating around.

    Technology indeed has the capability to bring a person into danger, as well as being able to do the exact opposite. However, one ought not to forget that the use of the hand-held brain (the iPhone) has made our lives change into a whole other dimension.

    From the students in the American School of the Hague

  2. Your comment is awaiting moderation.

    The Internet has become one of the largest sources of communication between people globally. Aside from the increasing communication, technology allows people to watch and receive global news at a faster speed and allows people to create websites and express their opinion freely on specific issues. Blogs and opinion articles have become increasingly popular and are easily accessible through technological devices such as smartphones and laptops. This exact platform can be used to excite hatred targeting a community, group of people or an issue.

    Take, for example, a harmless Tumblr blog that belongs to a teenage fan of the popular band One Direction. She publishes posts expressing her hatred towards the girlfriend of one of the members of the band. The fan claims that the girlfriend is fake and a scheme to hide the band member’s homosexuality. The blog has over 100,000 followers, which lead to a cult of fans freely posting confessions and opinions about the relationship. The blog has earned a lot of fame, and with more confidence than when she started, the owner of the blog now bids her followers to send twitter threats to the girlfriend. This is a small example, but has a huge impact on all the parties involved and carries a powerful message of how people use technology to spread opinions that lead to “hate speech,” or speech that specifically targets a person or group on basis of race, religion and sexual orientation. Such sites should be taken down, because the hate is directed towards one person or group, and can hurt someone badly. However, one could argue that everyone has a right to express ones opinion, but using a public platform to blatantly direct hate towards someone is wrong.

    Another popular characteristic that triggers hate speech is anonymity. As technology has developed, people now have the advantage of anonymously publishing posts. This gives them a sense of security to freely communicate and allow people to be involved with things like scandals for example. Anonymity has led to many new issues, one of the biggest being cyberbullying. Cyberbullying has become a phenomenon around the world and is becoming increasingly popular. Recently, a new site has emerged called Ask.fm, which was intentionally created to ask a specific person innocent questions anonymously. However, it quickly escalated to a vehicle that allows you to bash that specific person with hurtful statements rather than questions without that person knowing whom it is. An article in CNN claims that teenagers use apps such as Ask.Fm to change their identity and make cruel statements to other teens, and it has become a big source of cyberbullying. A recent case of a suicide by a teen due to hate from Ask.fm has sparked discussion about whether sites like these should be abolished. Sites, such as Ask.fm do hurt people, and people should not be allowed blatantly hate on someone using such means.

    Despite the fact that technology has greatly benefitted the lives of many, and given the ability to freely post on the Internet, gives us a sense of freedom, however people have misused this facility. Instead the Internet has become one of the biggest and most accessible sources for hate crimes against communities or groups of people.
    Ria and Marijne, ASH Grade 11, English IB SL Yr-1

  3. Your comment is awaiting moderation.

    Unfortunately the greatest danger inherent to ubiquitous technology is not found in the user or their actions.

    It is the tool itself and the perceptions of the abilities of that tool that are the real dangers.

    While surfing the web on an iPhone you would be forgiven for believing that you are granted unfettered access to all areas. In reality what you are permitted to view is a carefully filtered selection of results relative to your location, political situation or any other relevant factor.

    The naive belief that a Google search result is based solely on the search criteria is again understandable as our perception of the tool would imply this logic. However many would be disturbed to discover that their queries were actually producing results relative to the user’s profile and history instead of relevant search criteria.

    This enables organisations such as Google and Apple to effectively control free expression of thought by diverting users to more profitable or preferable services such as YouTube or iTunes, all without the knowledge or consent of their users.

    PROOF – search the same Google query from both yours and a friends computer whilst logged in and logged out, observe the differences.

İstediğin dilde bir yorum yaz

Öne çıkanlar

Öne çıkanları görmek için sola kaydır


Özgür İfade Platformu Oxford Üniversitesi, St. Antony's Koleji'ndeki Dahrendorf Programı'nın Özgürlük Çalışmaları için yürüttüğü bir araştırma projesidir. www.freespeechdebate.ox.ac.uk

Oxford Üniversitesi