İsa’ya İşemek

1987’deki yaratımından itibaren Artist Andres Serrano’nun bir kavanoz idrad içinde bulunan bir plastik haçtan oluşan İsa’ya İşemek adlı eseri görüşleri böldü. 2011’in Nisan ayında sanat eseri Lambert Sanat Müzesi Koleksiyonu’nda sergilenirken bir grup vandalist tarafından parçalandı. Katie Engelhart müzenin bu eseri sergilemesinin doğru olup olmadığını değerlendiriyor.

Örnek olay

1987 yılında New York’ta yaşayan Andres Serrano adlı bir sanatçı, Hz. İsa figürlü plastik bir  hacı içinde kendi idrarının bulunduğu bir kavanoza batırdı ve fotoğrafını çekti. Ortaya çıkan eser, Vaftiz (İsa’ya İşemek/Piss Christ),1989’da sergilendi ve Güneydoğu Çağdaş Sanatlar Merkezi’nin “Görsel Sanatlar Ödülü”nü  kazanarak mütevazı sayılabilecek bir beğeni topladı.  Serrano bu parçayı dinin ticarileştirilmesinin bir yorumlaması olarak değerlendirdi.

Ama herkes İsa’ya İşemek eserine aynı estetik değeri biçmedi. Çoğu kişi fotoğrafı zevksiz buldu. Washington, DC’deki Cumhuriyetçi senatörler, müstehcen olduğu için eseri kınadı. En çok yaygara koparan eleştirmenlerse eserin dine küfretmekle eş değerde olduğunu belirterek eseri kınadılar. Serrano’nun dolaylı yoldan Sanat İçin Ulusal Sermaye’den (The National Endowment for the Arts) finansal yardım aldığı ortaya çıkınca, ABD’de  sanat için ayrılan kamu fonu hakkında daha geniş bir tartışma başlamış oldu. Her ne kadar İsa’ya İşemek son 20 yıl içinde tüm dünyadaki galerilerde gösterilmiş olsa da bu tartışma henüz durulmuş değil. Son yıllarda Avustralya ve İsveç’te sergilenen Serrano sergileri saldırıya uğramıştır.

Nisan 2011’de Fransa’nın Avignon şehrindeki Lambert Koleksiyonu müzesinde İsa’ya İşemek eseri sergileneceği zaman işler iyice karıştı. Serginin açılışından kısa bir süre sonra, 1,000 kadar gösterici protesto için Avignon’da toplandı. Müze sessizce güvenliği arttırdı. Yine de bir gün sonra, siyah gözlüklü üç-dört kişi sanat eserlerini yıkmak üzere müzeye girebildi. İçeriye girer girmez güvenlik görevlilerini fiziksel tehditte bulundular ve “çekiç ya da balta gibi bir aletle” eseri tamir edilemez bir biçimde parçadılar. Müze hemen kapatıldı, ve bazı çalışanlar ölümle tehdit edildiklerini ihbar ettiler. Fakat bu olaydan sonra müze tekrar açıldı. Galerinin müdürü Eric Mézil, insanların parçalanmış eseri görmeleri istediğini söyledi, “çünkü böylece barbarların ne yapacabileceğini de görebileceklerdi.”

Yazarın fikri

Müze bu eseri sergilemede doğru olanı yapmıştu ve sergiyi eser zarar gördükten sonra tekrar açması da doğruydu. Eleştirmenler İsa’ya İşemek eserinin dine hakaret olduğunu söylüyor ve eseri 2005’te yayınlanan Muhammet karikatürleriyle de karşılaştırılıyorlar. Sanatçıların, görsel bir şekilde olsun ya da olmasın kamusal alanda kendilerini ifade etme hakları vardır, hatta bazen bu izleyicileri derinden incitme riski taşısa bile. Güneş gözlüklerinin arkasına saklanan saldırganlar yasadışı bir şekilde hareket ettiler. Ancak müze, eseri şiddet içeren tehditlere karşı cesaretle savundu. Bu olayda sakınılması gereken tek şey Lambert Koleksiyonu Müzesi’nin çalışanlarının tehlikeye mahruz kalmasıdır, belki de kendi rızaları olmadan.

Muhammet karikatürlerini eleştirenler, okuyucuların gazetedeki tartışmalı içeriğin farkında olmaksızın  ve istemeden de olsa bu çizimleri görebilme olasılığına dikkat çekmişti. Bu olayda benzeri bir eleştiri yapılamaz. İsa’ya İşemek eserini görmenin dine küfretmekle aynı değerde olduğunu düşünenlerin bariz bir seçeneği vardı: eserin sergilendiği sergiye gitmemek.

- Katie Engelhart

Devamı İçin:


Comments (5)

Buradaki otomatik çevirileri Google Translate (Google Çeviri) yapmaktadır. Bu çeviriler size katılımcının söyledikleri hakkında genel bir fikir verecektir. Fakat bu çevirilerin doğruluğuna güvenilemez. Lütfen çevirileri bu notu aklınızda tutarak okuyunuz.

  1. There’s a difference between satiric picture published in media and a work of art, as the first one is usually thought to be rather a comment on current (political/social/economic/etc) situation, whilst the work of art ex definitione is to be considered on every level: from aesthetic up to methaphysical.
    At this moment it in my opinion kind’a mistake to compare the two mentioned opera.
    The problem of modern art is that it becomes impossible to define it’s borders – what is yet and what isn’t already an art.
    At this point vandals had the same rights to express themselves by destroying the Piss Christ, like its author. By this I mean the performance of devastation which becomes a part of artistic process. This is the result of what the art became and how it is being understood by viewers.
    There are many cases of formally static work of art (sculpture, painting, instalation etc) becomes a part of a dynamic action which changes its meaning even if it wasn’t intended by either authors and vandals.
    In this case supporting artists with public money is just a part of the cultural and artistic development of society with all the risk included.
    On the other hand public or private media cover completely different area and level of society activity focusing on everyday common problems, up-to-date situation in politics, economy etc. which brings also different way response from possible opponents. In the Mahomet case the response wasn’t just devastation of exhibit, but a bomb attack on embassy.
    The difference in the publishing context and its consequences makes these two cases incomparable.

    (P.S. sorry for any misspelling and grammar error – I’d rather write in polish language, as it is much easier to clear up point of view in writing)

  2. The art was created with intention and message. It was political, a tool, and within the artist’s right to create and display.

  3. Language in itself is a public tool. Following your arguments you would have to say that no one is allowed to say anything because it offends someone. Artist or anyone can say and print whatever he or she wants. It’s only a problem of ‘religious’ people that they identify themselves with the symbols and treat its reuse as offensive. As a result thay oppress non believes and freedom of speech. No one is an owner of Mahomet or Jesus and no one has the right to say how you can or can not use their images.

  4. The author argues “the right of artists to publicly express themselves, visually or otherwise must be protected, even at the risk of deeply offending audiences”, yet she offers no reason why.

    Everyone who enters the public realm, as artists “expressing themselfes in public” do, assume certain obligations towards all other members in public. They enter a space within which their liberty to do/say whatever they want must be balanced against everyone else’s liberty to do/say whatever they want. It follows that where a person’s actions have the potential to “deeply offend” other members of the public – encroaching e.g. in this case upon their entitlement to respect for their religious believe, the offending actor has to justify whatever he/she does. So in order to defend the Piss Christ properly, one has to explain the value of trampling upon an object that is very special to very many people compared to the value of having certain limits in society of courtesy and respect towards otherness. In my personal opinion, there are much more effective ways to criticise the commercialisation of religion than to urinate on a crucifix. The message was certainly lost on me.

    The fact that the Piss Christ was displayed in a museum and not printed in a paper does not distinguish it from the Mohammed cartoons for at least two reasons. First, apparently the Piss Christ did receive public funding, which compared to the Mohammed cartoons – published in a private newspaper – is actually even worse, because every tax payer whether or not he/she wanted to do so, contributed to the display of the object. Second, it is of course true that one has the choice not to attend the exhibition, however, it would be naive to assume that only those believers who actually saw the cartoon were offended, while everyone else was totally fine with them. The problematic nature of both the cartoons and the Piss Christ does not attach to their visual accessibility, but to their very existence in public spaces (whether it be behind the walls of a museum or on a market place) as such.

    Andres Serrano’s, no doubt, important message regarding the commercialisation of religion could have been delivered in a much more effective manner, had he written an essay on it and spend his evenings in the private company of the Piss Christ at home.

    • I have written my views in some freedom of speech blogs on the internet concerning the nature of or reason for freedom of speech.
      I am certain that many such internet sites are little more than some equivalent of black holes, sucking our mental energies into useless quagmires.
      Even so they do have their uses, for I am not making an argument in a vacuum. My argument is fully functional in the form of a work of art.

      “9/11 The Clouds” https://plus.google.com/u/0/115593826388803739707/posts/p/pub

      Guernica is a painting by Pablo Picasso. It was created in response to the bombing of Guernica, a Basque Country village in northern Spain by German and Italian warplanes.

      9/11 The Clouds is a painting by my self, Perreaoult Daniels. It was created in response to the destruction of the original World Trade Center of New York City, destroyed in the September 11 attacks of 2001

      These two works of art hold a existence and properties parallel in our experience despite our separation in time. The Spanish Republican government commissioned Picasso to create a large mural for the Spanish display at the Exposition Internationale des Arts et Techniques dans la Vie Moderne at the 1937 World’s Fair in Paris.
      I created 9/11 the Clouds, of my own volition, shortly after 9/11.
      I shall not go into the details of the image created by Picasso. Guernica has become a universal and powerful symbol warning humanity against the suffering and devastation of war.
      9/11 was not an event occurring between two nations at war. It was a claimed a religious war and sparked great numbers of people to anger and hatred for beliefs not of their own.
      In the buildings, people burned and out of them they fell. In the clouds descending from the Towers high overhead, thousands of burning fluttering papers fell from the sky – their destruction of no concern to anyone. And to the people who did this thing, how could they care about burning papers, when the burning bodies did not move them? Yet I knew instantly that some of those burning falling clouds of paper had to be holy books.

      9/11 The Clouds unlike like Guernica, cries a warning to humanity against the insanity of murder in the name of faith.

      For 9/11 The Clouds, I destroyed in order to create, three holy books. The end result is this Work of Art that I have chosen to Give as a gift to The American People.

İstediğin dilde bir yorum yaz

Öne çıkanlar

Öne çıkanları görmek için sola kaydır


Özgür İfade Platformu Oxford Üniversitesi, St. Antony's Koleji'ndeki Dahrendorf Programı'nın Özgürlük Çalışmaları için yürüttüğü bir araştırma projesidir. www.freespeechdebate.ox.ac.uk

Oxford Üniversitesi